Şimdi Canlı Sohbet!
Ücretler ve Kurumlar

Devlet Ücreti ve Hizmet Ücreti

Tanım

Devlet ücreti ile hizmet ücreti ayrımı; bir vizenin işleme alınması için devlet ya da büyükelçilik tarafından belirlenen ve başvuru sahibine maliyetine yansıtılan resmi bedel ile acentenin kendi çalışması (danışmanlık, belge kontrolü, başvuru platformu ve destek) karşılığında aldığı ayrı hizmet ücreti arasındaki farktır. İkisi ayrı ayrı faturalandırılır ve açıkça belirtilir.

Her bir ücret neyi kapsar

Devlet ücreti, vizeyi veren merciin belirlediği zorunlu bedeldir — vize ya da eVisa ücreti, biyometri ücreti veya sağlık ek ücreti gibi — ve acente tarafından değil, devlet tarafından sabitlenir. En iyi uygulama, bu bedeli maliyetine yansıtmaktır; yani müşteri, merciin tahsil ettiği tutarın tam olarak aynısını öder. Bu ödeme yalnızca işlem sürecini karşılar, hiçbir zaman onay garantisi vermez.

Hizmet ücreti, acentenin kendi kattığı değerin karşılığıdır: uygunluk kontrolü, belge hazırlığı, formların doğru doldurulması, randevu alımı, durum takibi ve müşteri desteği. Acentenin geliridir ve devletin tahsil ettiği bedelden tamamen ayrıdır. İkisini net biçimde sunmak, acentelerin online vize ödemesi almasının temelini oluşturur.

Bu ayrım neden önemli

İkisini birbirine karıştırmak güveni zedeler: müşteri, faturanın hangi kısmının kaçınılmaz devlet maliyeti, hangi kısmının acentenin ücreti olduğunu göremezse resmi bedellere gizli bir kâr eklendiğinden şüphelenebilir. Şeffaf, kalem kalem fiyatlandırma — devlet ücreti maliyetine, hizmet ücreti açıkça belirtilerek — hem bir uyum hem de bir itibar meselesidir; ayrıca yalnızca tek bir bileşen iade edilebildiğinde iadeleri de kolaylaştırır.

Acente açısından ikisini ayırmak marj görünürlüğünü de korur: işin fiyatlandığı yer hizmet ücretidir, dolayısıyla faturanın içinde kaybolmak yerine bilinçli olarak belirlenmelidir. VisaCRM'in acente fiyatlandırmasını nasıl kurguladığını fiyatlandırma sayfasında görebilirsiniz.

Vize acenteleri için ne anlama geliyor

Şeffaf çalışan acenteler her başvuruyu devlet ücreti (maliyetine yansıtılan) artı kendi hizmet ücreti olarak kalemlere ayırır ve resmi bedellere zam yapıldığı izlenimini vermez. VisaCRM gibi bir platform bu iki bileşeni vize türü ve para birimi bazında ayrı ayrı tanımlamanıza olanak tanır; böylece faturalar ve ödeme ekranı müşteriye tam olarak ne için ödeme yaptığını gösterir.

Vize işinizi düzene sokmaya hazır mısınız?

İhtiyacınızı anlatın, size bir planla dönelim. Teslim edilene kadar hiçbir ödeme yok.

Hemen başlayın →

Sıkça sorulan sorular

Devlet ücreti ile hizmet ücreti arasındaki fark nedir?

Devlet ücreti, vizeyi veren merciin başvurunun işlenmesi için belirlediği resmi ve zorunlu bedeldir; kaçınamaz veya pazarlık edemezsiniz. Hizmet ücreti ise bir vize acentesinin ya da platformun belge kontrolü, form doldurma ve destek gibi kendi çalışması karşılığında aldığı bedeldir. Birincisi devlete gider, ikincisi acentenin geliridir.

Vize acenteleri devlet ücretine kâr ekleyebilir mi?

En iyi uygulama, devlet ücretlerini maliyetine yansıtmak ve hizmetleri şeffaf biçimde ayrı ücretlendirmektir. Resmi bir ücrete açıklama yapmadan kâr eklemek müşteriyi yanıltabilir ve güveni zedeler. Acente daha fazla gelir istiyorsa devlet bedelini şişirmek yerine hizmet ücretini açıkça fiyatlandırmalı ve iki kalemi her faturada ayrı tutmalıdır.

Devlet ücretini ödemek vizemi garanti eder mi?

Hayır. Devlet ücretleri olumlu bir kararın değil, başvurunun işlenmesinin bedelidir. Çoğu göçmenlik idaresi bunu açıkça belirtir ve birçok ücret — örneğin ABD'nin MRV ücreti — vize reddedilse bile iade edilmez. Acentenin aldığı hizmet ücreti de garantili bir sonucun değil, yapılan işin karşılığıdır.

Vize işinizi düzene sokmaya hazır mısınız?

Bir tanışma görüşmesi planlayın — sizin vize tiplerinizle, ödeme akışınızla ve mevcut araçlarınızda ne kaçırdığınızı tek tek gözden geçirelim.

Tanışma görüşmesi planla →